Kayın Babamın Sikinden Başkası Beni Doyurmuyor

Kocam her süre harika bi sevda olmamaktadır. ben her süre beğenilen bi bayan olmuştum.. var olduğum ortamda bayların dikkatini çekerim. yeşil gözüm, uzun, örülü saçım var. sedat bu halimle liseli bayanlara benzediğimi düşünmekte. bendeniz 20 yaşlarındaydım, eşim sedat ise 24 yaşındaydı. sedat’ın pederi faruk ben gözümde göz alıcı bi erkekti. sportmen, dolgun, oğlundan daha çekici bi erkek… nikah töreninden çıkarken davetliler bizi kutluyorlardı. faruk, benii kutlamak icin emerken, elleriyle hafifçe memelerime dokunmuştu. sadece bu kadarr değil onunn şahsıma karşı yaklaşımı… hep şahsıma muptela bakışlar… küçük dokunuşlar… flörtümsü iltifatlar… lakin hoş gördüm hep, bunlardan hic kocama bahsetmedim. birlikte olduktan daha sonra dairemizin işleri bitene kadarr yaklaşık bi kaç haftalık bi süre icin sedat’ın ailesinin evine kaldık. bu zoraki misafirlik süresince her akşam çılgınlar gibi sabahlara kadarr birlikte olduk. yeni evli bi çiftten beklendiği, olması gerektiği gibi, belki azıcık daha fazla… sedat’ın anne ve pederi yan odada kalıyorlardı ve mutlaka bizim çıkardığımız sesleri duyuyorlardı. birbirimizi o kadarr uyarmamıza ragmen, keyfin zirvesine çıktığımızda kendimizi kaybediyorduk. hele bendeniz, boşalma olurkenn kendımı tutamıyor, deliriyordum.

Evleneli uzun süre geçmemişti ve henuz benim evimizi hazırlayamadığımız icin sedat’ın ailesi ıle beraber yaşıyorduk. sedat’ın anası leman kütüphanede çalışıyordu. bendeniz geceye kadarr dairede tek başıma kalıyordum. bi günü dairede yine yalnızdım ve banyoda çamaşır yıkıyordum. kimsenin gelmeyeceğini, dairede tek başıma oldugumu düşünerek, gündelik giysilerimi de çıkartıp diğer çamaşırlarla beraber makineye attım. çamaşır makinesinin kapağını kapatıyordum. üzerimde sadece bi iç çamaşır, bi südyen var. her dikkatimi makineyi programlamaya vermiştim. aniden bire banyonun kapısı açılıverdi. faruk, “oh… pardon gül, buralarda olduğunu bilmiyordum” dediğinde korkuyla irkildim. her süre erkenden işe gidip gece çıkan faruk, bugün öğle yemegi icin eve gelmiş. elinde anahtar olduğundan geldiğinin farkında olmamıştım. hemencecik doğruldum ve utancından kızarmış yüzümle omuzumun üstünden ona baktım. münasebetsiz bi durumdaydım. banyoda yarı çıplak bi vaziyetteydim ve ben aksime, pek utanmış görünmeyen kayınpederimin muptela bakışları ben çıplak fizigimde dolaşıyordu. sohbet etmeye başladığımda, kekeleyerek, “makineye giyimleri atıyordum… ben… bendeniz.. evde… kimse yok diye…” diyebildim. kayınpederim, “şey… öğle yemegi icin geldim. ben kimse yok zannettim… sizi böyle…” diyerek sustu, şahsıma baktı ve birden “gül, biliyor musun, fazla süper poponun var” deyiverdi.

Bu komplimanı fazla hoşuma gidiyordu. lakin bu komplimanı yapanın kayınpederim olması kendımı suçlu hissetmeme neden olmuş. hicbir sey diyemeden öyle kaldım. evvel aramızda bi sessizlik olmuş. sırtım ona dönmüş, adranalin içindeydim, konuşamıyordum. sessizliği yine faruk bozdu, “bana dönsene gül… yüzünün güzelliğini görmek istiyorum” demişti. evvel azıcık tereddüt ediyordum, lakin sesi emreder gibidi, ben ercan uydum. usulca döndüm ve sırtımı makineye dayayarak durdum. faruk gülümseyerek derin bi nefes aldı. gözlerini memelerime dikmiş bakıyordu. pantolonunun önündeki kabarıklığın büyüdüğü acık bi sekilde gorunuyordu. faruk gözleriyle sutyenimi delecek gibi, memelerimi okşar gibi bakıyordu. arkasından bakışları aşağıya, külotuma, külodumun ak tül kumaşının aralığından görünen amcığımın simsiyah kıllarına yöneldi. daha sonra soluğu daha da hızlanarak, “ohh… gül… kahretsin… öyle güzelsin, öyle hoşsun ki, aklımı hayatımdan alıyorsun yavrum…” elleriyle pantolonunun önündeki kabarıklığı avuçlayarak, “sen de görüyorsun ya… uzun, fazla uzun zamandan beri aletim bu kadarr sertleşmemişti…” demişti.

Utangaç bi gülümsemeyle, “sağol, baba… ben… şey… üzerime bi seyler giysem güzel olur…” diyerek kapıya yöneldim. lakin çıkamadım. faruk ben yolumu keserek durdurdu. banyonun ortasında durup gözlerimi ona diktim. sessizce baktım ve yol vermesi icin bekledim. “lütfen sutyenini çıkacak ve şahsıma bu iyi göğüslerini göster, lutfen gül…” demişti. “bence güzel fikir değil bu baba… bak, size baba diyorum. sence bu durum normal mi? hadi, bırak geçeyim.” şahsıma gülümseyerek, “ben bayım gül, sen de fazla iyi, sexsi, iyi bi bayansın. şahsıma baba diyorsun lakin bizim aramızda kan bağı yok.. kanımca oldukça normal bi seks çekim yaşıyoruz. ben sizi istediğim kadarr sen de benii istiyorsun. inkar etme… o kadarr zarf atmıştım, hic karşı etmedin. istiyorsun sen de… lakin dediğimi yaparsan geçmene musade veririm… hadi canım… sütyenini çıkacak ve göğüslerini şahsıma göster…” demişti. o kenara çekilmeden dışarıya çıkmam mümkün değil. çaresiz çamaşır makinesinin yanına geri döndüm. kayınpederimin gözlerine baktım. gözünü kırpmadan arzuyla, şahsıma duyduğu şehvetin bürüdüğü gözle şahsıma bakıyordu.

Onunn istekli bakışlarıyla kıvrandım, icimden bi seyler aktı sanki… bi yanda da düşünüyodum. erkeğin dediğini yapmaktan baska çarem yokturdu. ne çıkacak diye düşündüm. alt tarafı memelerimi görecekti. parmaklarımı arkaya uzatarak, sütyenimin kopçasını çözdüm. askılarını omuzumdan aşağı sıyırınca, sütyenim serbest kaldı, sıyrılıp yere düşmesine musade verdim ve göğüslerim ortaya geldi. faruk pantolonunun önündeki sertliğe eliyle bastırıyordu. önünde hafif bi ıslaklık ortaya geldi. ben gittikçe heyecanlanıyor, ateşleniyordum. her sn hararetim artıyordu. ağzı sulanan kayınpederimin karşısında üzerimde sadece şeffaf bi iç çamaşır, memelerim çıplak bi vaziyette dururken, vajinamın iyice ıslanmaya başladığını hisettim.. gözlerini memelerime dikip bakarken, “ohhh… yavrum, ne kadarr iyi memelerin var… öyle buyuk, öyle biçimli ve sorunsuz ki… yaşantımda böyle iyi göğüs ucu görmedim… ne süper seyler bunlar, pespembe…” demişti. gülerek, “teşekkür ediyorum iltifatlarına…. iste isteğini yerine getirdim babacım…” demiştim. “hadi simdi musade ver de gideyim…” faruk doğrudan gözlerime bakmaksızın memelerimde sabitlenen bakışlarıyla, “şimdi sıra külotunda gül… hadi onu da çıkar… içindekini fazla merak ediyorum… hadi şu tazecik amcığını göster şahsıma kızım…” demişti. amcık? ohh… nasıl konuşuyordu bu erkek benle böyle…? deli mi ne? ahlaksız… ne etmek istiyordu bu adam…? südyen demişti, sütyeni çıkarttım, simdi iç çamaşır diye tutturdu… nereye kadarr gidecek bu isin sonu bilemiyordum.

Kayınpederimin ben icin kabaran önündeki sertlik, çıplaklığımı yudum yudum içen görkemli bakışları, ahlaksızca konuşması karşısında gittikçe heyecanım artıyor, daha da ıslanıyordum. artik dediğini yapar, kukumu da gösterirsem şayet, bu noktadan daha sonra geriye dönüş olmayacaktı. biliyordum bunu… ve kahretsin, dediğini yapmayı da fazla istemiştim. en sonunda kasıklarımdan her fiziğeme yayılan alev şahsıma kararımı verdirdi. olabildiğince sexsi bi tavır takınarak kayınpederimin gözlerinin içine baktım, “amımı da görmek istiyorsun ha? peki, ok faruk bey… madem fazla istiyorsun… size onu da gösterecem..” demiştim. külodumun bel bandından tutup, vajinamın kıllarını açığa çıkaracak sekilde sıyırdım. büyülenmiş gibidi, pür dikkat benii izliyordu… külotumu çekiştirip tamamen indirmeden o hizada oyalandım. işkence çektiriyordum adeta… kayınpederim sabırsızca inledi, “devam et, durma!“ külodumu kalcalarımın arkasına kadarr sıyırdığımda, incecik ağı, devamlı akıp duran keyif sularımdan sırılsıklam olmus amıma yapışmış, dudakların arasında kaybolmuştu. gözlerimi kayınpederimden ayırmadan işaret parmağımla külodun ağını ıslak, biraz süs diye bıraktığım kıl öbeğinin haricinde kaymak gibi tertemiz vajinamın dudaklarından kurtardım ağır yavaş… faruk’un gözleri olduğu yerden kaçacak gibidi. bendeniz evvel bi bacağımı, arkasından da diğerini kaldırarak külotumu çıkarmamı donmuş gibi izliyordu. kayınpederimin önünde çırılçıplak kaldım. ayağımdan çıkardığım külodumu işaret parmağıma takarak ona doğru uzatıp, “bak şahsıma ne yaptın, faruk… senin yüzünden, vajinamın suyu külotumu sırılsıklam yaptı… bak işte…” diye gösterdim. daha sonra da ıslak külotu kayınpederime doğru fırlattım. havada yakalayıp burnuna yaklaştırdı. teyze çıplak amıma bakıyordu. nefesi iyice sıklaşmıştı. ayağımdan çıkardığım ıslak külodum burnunda derin derin nefes alıp koklarken, “dün senin kirli külotlarından birini banyoda buldum. senin iyi vajinasının kokusunu alıp sizi siktiğimi rüya ettim…” demişti. “gelinin olmam, oğlunun eşi olmam senin icin problem değil sanırım… hadiseyi buraya taşıdığına göre…” “seni ilk gördüğümden beri deli oluyorum gül… hastayım sana… akşamları kocanın altında becirilirken çıkardığın sesler, inlemelerin deli ediyor beni… senin icin de kayınpederin olmam problem değil gördüğümüz kadarıyla… pek zorlamama lüzum kalmadı bakiyorum.” güldüm, “bence de problem değil babacım… ben ilk gördüğümden beri size hayranım… çoğu akşam senin duyman icin inliyorum üst sesle…” demiştim.

Daha çok kendımı tutamadım ve parmağımı vajinamın yarığına girerken “hadi bakalım… bendeniz size kukumu gösterdim. simdi de senin penisini görelim faruk… taytını çıkacak ben için…” demiştim. zaten istekli bulunan kayınbabam, bi sırada taytını ve külotunu sıyırdı. iyice sertleşmiş, irice haceti ortaya geldi. iyi bi şeydi. ikı ismim ileri atıp yanına geldım.. uzanıp penisini avucumun içine aldık ve “hımmm!! süper bi aletin varmış” demiştim. bendeniz usulca penisini ovalamaya başladım faruk da mırıltılar çıkarmaya başladı. o da uzanıp memelerimi tuttu. sıkıp sıkıp bırakıyor, bu hareketi düzenli ritmik bi sekilde yapıyordu. “memelerimden hoşlandın değil mi?” diye sordum.

Evet anlamında homurdandı. “islanmış kukumu koklamak istemez misin?” diye yeniden sordum, inleyerek yanıtladı. geriye doğru çekilip çamaşır makinesinin üstüne oturduk. bacaklarımı ayırıp ayaklarımı havaya doğru kaldırdım. faruk kalcalarımın arasına gelip, eğildi ve yüzünü sıcacık amıma gömdü. iyice ateşlenen kukumu yalayıp öperken bacaklarımı onunn omuzları üstüne yerleştirdim. faruk bi it yavrusu gibi büyük diliyle yalarken artik daha çok dayanamayıp. kukumu iyice dudağına bastırarak inliyor çığlığa orgazm oldum. memelerimden terler akıyordu. lakin teyze doymamıştım. çekici kayınpederimin şahsıma gösterdiği büyük, iyi aletteydi aklım… o güzelligi bi zaman evvel içime almalıydım. soluk soluğa, “oğlunun karısını, bu büyük yarrağınla becermek ister misin faruk? “ demiştim. inleyerek “ohhh eveet!” demişti. usulca çamaşır makinesinden aşağı kayıp arkamı kayınbabama bakıp domaldım. arkama bakıp yalvarır gibi “sok içime faruk, hadi… sik gelinini.. hadi faruk!” demiştim. arkama gelip, sertleşmiş penisini vajinamın dudağı arasına dayadı. penisinin kaygan vajinamın içine doğru girdiğini hissettiğimde, “eveet!… ohhh eveet…!! sik beni…!! sik beni… şimdi…!” diye bağırmaya başlayınca. belimden tutarak penisini içime, iyice derinlere doğru soktu. simdi benii ağır yavaş beceriyordu. her darbesi ben coşkumu ve şehvetimi daha da artırıyordu. “ohhh… amın süper bi tanem… tam sikilecek bi am… daracık… oohhhh gül… iyi gelinim benim… sexsi gelinim… içine boşalıyorum… oooh… geliyoruuum…” diye haykırıyordu. arkasından siki vajinamın içine zonklayarak boşalmaya başlamıştı. ben çığlıklar atarak ikinci kez harika bi boşalma yaşama başlamıştım. faruk, penisini, ikimizin de nefes alışları düzenli jale gelene kadarr vajinamın içerisinde bıraktı. penisini içinden çıkarınca, spermler amımdan taşarak yere damlamaya başladı. vajinamın suyu ıle spermin kokuları tüm banyoyu doldurmuştu. faruk külotumu alıp ıslak kukumu silerken bendeniz makinenin köküne yığılıp kaldım.

Elindeki külotu göstererek, “gülüm… şayet mahsuru yoksa bunu bendeniz almak istiyorum… koklayıp koklayıp otuzbir çekerim…” demişti. kan ter içerisinde kalmıs, darmadağın olmus, bitap vaziyetteydim. ömrümde böyle sikilmemiştim. kafamı kaldırıp zorlukla, “artık masturbasyon yapmana lüzum yok babacım.” diye yanıtladım. “artık bendeniz varım. gelinin vardı.” takibeden süre içinde kayınpederimle haftada ikı ya da üc kez sevişmelerimiz devam yaptı. en sonunda dairemiz hazırlanınca, sedat’la bendeniz oraya taşındık. faruk, sedat dairede yokken geliyor ve benii becermeye devam ediyordu. bu ben fazla hoşuma gitmişti.

İyice alışmıştık buna… faruk gelmediği, ara verdiği anlar kendımı tatminsiz hissediyor, arzularım tavan yapmıs oluyordu. gözüm etrafta fıldırfıldır dolaşıyor, becerilmek icin aranıyordum adeta…

Yorum Bırak

E Postanız Gizli Kalacak. Gerekli Alanları Doldurun *

*